Synthesizer Meraklıları Röportajları – Yıldırım Yavuz

Synthesizer Meraklıları Röportajları serisinin bu ayki konuğu müzik macerasına gitar çalarak başlamış daha sonra synthesizer’ların büyülü dünyasınına kapılıp karanlık tarafa geçmiş bir online müzik yazarı olan Yıldırım Yavuz

 

 

Bize kısaca kendinizden bahseder misininiz ?

1986 Ankara doğumluyum.Ankara’da yaşıyorum.Yaklaşık 3 senelik bir konservatuar geçmişim var ancak mezun olmadım.Başka bir bölüme geçmek için okulu erteledim.Yıllarca, bar grupları ve bazı profesyonel sanatçılarla birlikte müzik yaptım.Türkiye’nin önemli şehirlerinde sahne aldım.Bir kez ulusal kanal ve bir kaç kez radyo programlarına sanatçı olarak konuk oldum.Gerçek bir müzik tutkunuyum.Ağırlıklı olarak Rock, Heavy Metal, Rap ve Klasik müzik dinliyorum.İyi bir Elektronik müzik dinleyicisi değilim ancak Synthesizer’lar ve Drum Machine’ler ile yakından ilgiliyim.Kendi yorumumu katarak bu müziği farklı ve organik bir şekilde icra etmeye çalışıyorum.Türkiye’de bu işlerin yaygınlaşması için katkı sağlamak istiyorum.Bazı online müzik platformlarında yazarlık yapıyorum.

Yildirim-Yavuz-Cereyanli-Musiki-Roportaj

Müzik ile ilgilenmeye nasıl başladınız?

Müzik dinlemeye, rock müzik dinleyen ve gitar çalan bir ağabeyimin etkisiyle çok küçük yaşlarda başladım.İlk aldığım kaset The Beatles’ın Revolver albümüydü.O yaşlarda müziğin gücünü ve etkisini farketmiştim.Bu nedenle hayatımda çok büyük bir yer kaplamaya başladı.Tabi müzik yapmaya biraz daha geç başladım.İlk elektro gitarımı orta ikinci sınıftayken babam almıştı.Ortaokul ve lise yıllarında bir kaç amatör denemeden sonra ilk gerçek grubum üniversite yıllarında çaldığım “Well Behaved” oldu.Elektronik müzik ve Synthesizer’lar ile tanışmam bu döneme denk geldi.Grupla beraber sahnede çalmak için bir Midi klavye satın aldım.Ancak bir süre sonra Midi klavyeyi sadece elektronik şarkılar üretmek için kullanmaya başladım.Dört şarkıdan oluşan bir EP ve toplamda 6 şarkı kaydettim.O zamanın meşhur platformu myspace aracılığıyla şarkılarımı insanlarla paylaştım.Radyo Odtü’de Sahne Arkası programına konuk olarak katıldım.Daha sonra çok uzun bir süre elektronik müziğe ara verdim.Yoluma bir süre “Indisco” grubuyla gitar çalarak devam ettim.Bu grupta çalarken ilk Synthesizer’ımı satın aldım.

Gitar’dan Synthesizer’a geçisinizin sebebi neydi ?

Aslında yaptığımız müziklerde gitar çalarken solo ya da ritim gitarist olmaktan öte, gitarı hep Synthesizer gibi kullanmaya çalıştım.Bol Delay ve Modülasyonlar, Reverb’ler, sonsuz Feedback’ler, Loop’lar…Ancak ne olursa olsun elektro gitarın bu tarz işler için tam anlamıyla yeterli bir enstürman olduğunu düşünmüyorum.Geçenler bir yerde okuduğum bir makalede müzik piyasasındaki en önemli 20 gelişmeden bahsediyordu.Bu önemli gelişmelerden biri Synthesizer’ların piyasaya çıkmasıymış.Bir diğeri de Drum Machine’lerin çıkması.Bu aletleri tanımaya başlayıp kapasitelerini farkedince hayran olmamak mümkün değil.

İlk Synthesizer’ınız?

Eğer Kaoss Pad’i saymassak ilk Synthesizer’ım Korg Micro X.O zamanlar Synthesizer’ı adete bir org edasıyla şarkıları süslemek için çaldığım gruplarla beraber kullanıyordum.Daha sonra bir gün analog pedallarımı Micro X’e bağlamamla birlikte müzik hayatımda bir devrim olduğunu söyleyebilirim.Hemen kendime bir looper pedalı satın alıp, synth sesleri sample olarak kayıt edip, bir takım müzikler üretmeye başladım.

Yildirim_Yavuz_Cereyanli_Musiki_Roportaj_Microx

Şu anda sahip olduğunuz synthesizer’lardan bahseder misiniz?

Öncelikle gururla belirtmek isterim ki; bilgisayar ya da herhangi bir software kullanmıyorum.Sadece kayıt almak için bilgisayar kullanıyorum.Şarkılarımı canlı olarak çalıyorum hatta çoğu zaman canlı kaydediyorum.Böylelikle canlı çalarken daima kayıt versiyonuna en yakın haliyle çalabiliyorum.

Şu anda setupımın göz bebeği Teenage Engineering OP-1.Master olarak kullandığım Korg Electribe 2, ona sync ile bağladığım Korg Monotribe, Korg Volca Beats, Korg Monotron Delay ve bunlardan bağımsız olarak looper pedalıyla kullandığım Korg Micro X (evet Korg gerçekten çok seviyorum :)), Kaoss Pad 3 ve Gakken SX-150 Mark II mevcut.Ayrıca bu setupımda Synthesizer’larımla beraber kullandığım, Pigtronix Infinity Looper, Tc Electronic Flashback X4 ve Eventide Mod Factor pedalları bulunuyor.

Sanırım küçük, pille çalışan, kompakt Synthesizer’lar favorim.Bu yaz Ankara Seğmenler Park’ında, bol bol Electribe-Monotribe-Monotron üçlüsüyle minik performanslar gerçekleştirdim.Dün gece boş bir çim sahaya kurulup davulcu bir arkadaşımlar beraber yarım saat jam session yaptık.Son zamanlarda bestelediğim bir kaç şarkıyı; dışarıda, parklarda tek başıma oturuken yaptım.Evdeki setupımı hiç bir şekilde yerinden oynatmak istemem.Ancak bu tarz kompakt Synthesizer’larla sınırları zorlayıp farklı yerlerde canlı performanslar sergilemek istiyorum.Yakın zamanda bu konuyla ilgili video paylaşımları yapacağım.

Setupımı daha yakından incelemek isterseniz bu linke bakabilirsiniz:

http://equipboard.com/okcomposer

En favori synthesizer’ınız?

Sanırım şu an için en favori Synthesizer’ım Teenage Engineering OP-1.Aldığım günden beri elimden düşüremiyorum.Hatta satın almadan önce bile favori Synthesizer’ımdı.Ancak Korg Electribe 2’de diğer bir favori aletim.OP-1 gelince biraz papucunu dama atmış gibi oldum ama hakkını vermek lazım.Mükemmel bir Workstation.

Yildirim_Yavuz_Cereyanli_Musiki_Roportaj_OP1

Sahip olmadığınız ama olmak istediğiniz synthesizer?

İşin aslı piyasadaki bütün synthesizerlara sahip olmak istiyorum 🙂

Kompakt aletleri sevdiğimi belirtmiştim; en kısa zamanda LittleBits Electronics Synth Kit ve Teenage Engineering PO serisinden almayı planlıyorum.

Uzun vade de Elektron markasının ürettiği Workstation ve Synthesizer’lara ilgileniyorum.Ayrıca Roland Aria TR-8, TB-3 ve Novation’ın bir kaç adet ilgilendiğim ürünü var.Heyecanla Korg’un yeni Synthesizer’lar üretmesini bekliyorum.

Analog mu? dijital mi ?

Bu soruyu 7-8 sene önce sorsaydınız düşünmeden analog derdim.Ancak teknoloji ilerledikçe dijital ürünlerde alıp başını gittiler.Analog ile yapabilcekleriniz bir noktada kısıtlıyken, dijitalle yapabilceklerinizin sınırı yok gibi.Bazı modülasyon efektlerinin dijitallerini daha başarılı buluyorum.Ancak analog çok ayrı bir tad benim için.Sanırım çekimserim bu konuda.

Modüler Synthesizer desek ?

Moog’un hayallerimi süsleyen Modüler Synthesizer’ları var.Moog System 55 / System 35 ya da Analogue Systems – RS 8000 çok isterdim.Tabi bunlar benim için sadece fantastik istekler.Türkiye’de bu aletleri bulmakta, bu işleri yapmakta, finanse etmekte gerçekten çok zor.

Synthesizer kahramanınız?

Sanırım Reggie Watts benim kahramanım.Kendisinin sıkı bir takipcisiyim ve ondan çok şey öğrendim.Sıkı bir Radiohead dinleyicisi olduğum için Jonny Greenwood bana bu aletleri sevdiren diğer bir kahraman.Ayrıca youtube’ta keşfettiğim, isimsiz ya da az ünlü diye tanımlayabilceğimiz bir kaç kahramanım daha var…

En beğendiğiniz  parça  ,  synthesizer riff ve ya solo?

Soruyu ilk gördüğüm anda bir şekilde kafamda Radiohead – Myxomatosis şarkısı belirdi.Röysksopp’un bir çok şarkısının Synthesizer rifflerine bayılıyorum.Thom Yorke’un The Eraser, Notwist’in Neon Golden, Hot Chip’in Made In the Dark albümündeki elektronik partları çok yaratıcı buluyorum.Goldfrap, Daft Punk, Chemical Brothers, Björk, Battles, Massive Attack, Digitalism, Boyz Noize, Portishead, Ladytron, Justice, The Postal Service şu an için aklıma gelen diğer isimler.Aslında iyi bir müzik dinleyecisi olduğumu düşünüyorum.Çok geniş bir müzik arşivim var.Ancak elektronik müzikten kendimi hep soyutladım.Bana ilham vermiş müzisyenler genelde Rock ya da Pop tabanlı elektronik müzikler üreten gruplar ya da sanatçılar oldu.Bazen bütün gün Slayer dinleyip, akşam evde sadece davul Sample’larıyla müzik yapmaya çalıştığım zamanlar oluyor.İnanın çok farklı tatlar yakalayabiliyorsunuz.

Türkiye’de synthesizer?

Güzel soru.Piyasada sıkça ikinci el Synthesizer’lar bulunmakta.Evet birileri bu aletleri satın alıyor ve geri satıyor.Aktif olarak analog setupla çalan herhangi biriyle tanışmadım henüz.İstanbul’da “Men With A Plan” diye bir grup varmış.Bir arkadaşımın tavsiyeleri üzerine youtube videolarını izledim.Kendilerine burdan selamlar.Bunun dışında bu işlerle uğraşan bir kaç tane arkadaşım var.Bir birimizi bu konuda çok gazlıyoruz.Onlarında evlerinde benimkine benzer setupları var.Güzel işler çıkartıyorlar.Ancak şimdilik Türkiye’de bu işle uğraşıyorsanız sizi ya DJ zannediyorlar ya da klaveyci-orgcu öyle bir şeyler 🙂

Bize soundcloud’da yayınladığınız çalışmalarınızdan bahseder misiniz ?

Soundcloud’da yayınladığım çalışmalar kaydettiğim bazı eski ve yeni bestelerden oluşuyor.Bu projede sahne ismi olarak “Okcomposer” kullanıyorum.Tüm kayıtlarımı soundcloud’da yayınlamıyorum.Kendime sakladıklarım var elbet.Mesela geçenlerde bir radyo programını açıp orda konuşma yapan bir adamın sesini sample olarak alıp önceden hazırladığım bir altyapının üstüne oturtarak çaldım ve kaydettim.Sonrasında şarkıyı dinlediğimde adamın konuşmalarının çok politik olduğunu düşünüp yayınlamama kararı aldım.Ancak yaptığım çalışmalarla ilgili insanlara bir fikir vermesi için bazı şarkılarımı internet üzerinden yayınlıyorum.

Son zamanlarda şarkılarımı canlı çalarken kaydetmeye başladım.Bu şekilde daha organik olduğunu düşünüyorum.Bazen şarkıların bütünlüğünü korumak adına çalarken yaptığım hataları şarkı içinde bilerek tekrarlıyorum.Kaydettiğim şarkıları canlı çalarken play tuşuna basmış gibi birebir aynı çalmıyorum.En yakın şekilde çalmaya çalışıyorum.Bazen istemli bir şekilde değiştiriyorum şarkıları.Çoğu zaman çalarken o anda yeni bir şeyler çıkartıp bunu müziğime entegre ediyorum.Yaptığım şarkıların gerçekten organik olmasına dikkat ediyorum.Kendimle birlikte onlarıda değiştiriyorum ve geliştiyorum.Bazen daha sert oluyorum, bazen daha yavaş.Kendimi tekrarlamamak adına elimden geleni yapıyorum.Her seferinde yeni bir şey deneyeme çalışıyorum.

Eğer yaptıklarımı merak ettiyseniz başlangıç olarak bu şarkıya kulak verebilirsiniz.

Bir Cevap Yazın